Haber - 4 ay önce

Pavel Durov: "Kullanıcılarımıza ihanet etme peşinde değiliz. Telegram'ı satmıyoruz"

Telegram’ın kurucusu Pavel Durov, kendi kanalında ABD’nin TikTok karşıtı hareketi üzerine bir mesaj paylaştı. Buradan paylaşımı Türkçe olarak okuyabilirsiniz.

ABD varlıkları ABD yatırımcılarına satılmadıkça, ABD hükümetinin neden TikTok’u yasaklamakla tehdit ettiğini anlayabiliyorum. Ne de olsa, Çin de kendi bölgesindeki her Çin dışı sosyal medya uygulamasını yasaklıyor. ABD dahil dünyanın geri kalanı, neden bir Çin uygulamasına kendi pazarlarında izin versin? Diğer ülkelerin pazarlarına erişmek istiyorsanız, siz de pazarınızı onlara açmalısınız. – adil olan bu.

Bununla birlikte ABD, TikTok’a karşı sonunda interneti gerçekten küresel bir ağ (ya da geride kalan) olarak öldürecek tehlikeli bir örnek oluşturuyor. ABD-TikTok efsanesinden önce; sadece İran, Çin ya da Rusya gibi otokratik (dikta) ülkelerin teknoloji şirketlerinin kısımlarını kendi yatırımcılarına satmaya zorladığı biliniyordu. Şaşırtmıyor, örneğin Uber hem Rus hem de Çin şubelerini yerel oyunculara satmak zorunda kalmıştı.

Uber’dan farklı olarak Telegram’da biz, belirli ülkelerdeki operasyonlarımızı satma tekliflerini her zaman reddettiğimiz gururluyum. Birkaç yıl önce, daha sonra Telegram’ı engellemeye çalışan ülkelerle bağları olan iki fondan mektup aldık. Her iki mektup da aynı şeyi açıkladı: “Telegram yakında ülkemizde yasaklanacak, bu yüzden tek seçeneğiniz şirketinizin yerel kısmını bize satmak”. Benim bu tekliflere yanıtım, 2011 yılındaki orta parmak fotoğrafımın altındaki satırlar oldu: kullanıcılarımıza ihanet etme peşinde değiliz. Telegram’ı satmıyoruz – ne bir kısmını ne de tamamını. Bizim duruşumuz her zaman bu olacak.

ABD-TikTok davasıyla ilgili sorun, önceden sadece otoriter rejimler tarafından uygulanan gasp taktiğini meşrulaştırmasıdır. Onlarca yıl ABD, serbest ticaretin ve özgür konuşmanın savunucusu olarak görüldü. Ama şimdi küresel ticaretin ana mirasçısı olarak Çin’in yerine geçmeye başlayan ABD’nin (ya da en azından Trump yönetiminin), bu değerler hakkında daha az hevesli olduğu görülüyor. Bu üzücü, çünkü bu gezegendeki milyarlarca insan hala açık ve birbirine bağlı bir dünya fikrini beğeniyor.

Geçen hafta Türkiye, sosyal medya şirketlerini sınırlayan bir grup yasa duyurdu. Birkaç yıl önce ABD bu çabaları eleştirmek, konuşma özgürlüğü ve serbest ticaret endişelerini ideolojik temelli olarak göstermek için ahlaki hakka sahip olacaktı. Bugün ABD’nin hala bu hakka sahip olup olmadığı tartışılır. Dünyanın dört bir yanındaki otoriter liderler, TikTok davasını kendileri için küresel bir internet parçası yapma girişimlerinde haklı olarak kullanıyorlar. Yakında her büyük ülkenin “ulusal güvenliği” uluslararası teknoloji şirketlerini kırmak için bir bahane olarak kullanması muhtemeldir. Ve ironik olarak, bundan en fazla kaybedecek olan da Facebook ya da Google gibi ABD şirketleri.

Yorumlar